Sözlük listemizden ingilizce kelime ve anlamlarını listene ekleyerek bu alanda eklediğin kelimeyi görüntüleyebilirsin. Kelime Listesine Git -->
Taylor Swift - Daylight (Türkçe Çeviri)

 

Çeviri(Youtube Kanalı): YouTube Kanalı

Video: https://youtu.be/7-MERr_hODA

 

My love was as cruel as the cities I lived in

Aşkım, yaşadığım şehirler kadar acımasızdı

Everyone looked worse in the light

Herkes ışıkta daha kötü görünüyordu

There are so many lines that I've crossed, unforgiven

Affedilemeyecek kadar çok çizgiyi aştım

I'll tell you truth, but never, "Goodbye"  

Sana doğruyu söyleyeceğim, ama asla "hoşça kal" demeyeceğim

 

I don't wanna look at anything else now that I saw you

Şimdi seni gördüm ya, başka bir şeye bakmak istemiyorum

I don't wanna think of anything else now that I thought of you

Şimdi seni düşündüm ya, başka bir şeyi düşünmek istemiyorum

I've been sleepin' so long in a twenty-year dark night

20 yıldır karanlık gecede uyuyorum

And now I see daylight, I only see daylight  

Ve şimdi gün ışığını görüyorum, sadece gün ışığını görüyorum

 

Luck of the draw only draws the unlucky

Şansa bak ki talihsizim

And so I became the butt of the joke

Ve bu yüzden alay konusu oldum

I wounded the good and I trusted the wicked

İyileri yaraladım ve kötülere güvendim

Clearin' the air, I breathed in the smoke  

Havayı temizlerken, dumanı soludum

 

Maybe you ran with the wolves and refused to settle down

Belki sen kurtlarla koştun ve uslanmayı reddettin

Maybe I've stormed out of every single room in this town

Belki ben bu şehirdeki her odadan hızla uzaklaştım

Threw out our cloaks and our daggers because it's morning now

Pelerinlerimizi ve hançerlerimizi attık, çünkü şimdi sabah oldu

It's brighter now, 

Şimdi daha aydınlık,

 

Now I don't wanna look at anything else now that I saw you

Şimdi seni gördüm ya, başka bir şeye bakmak istemiyorum    

(I can never look away)

(Asla uzağa bakamam)

I don't wanna think of anything else now that I thought of you

Şimdi seni düşündüm ya, başka bir şeyi düşünmek istemiyorum  

(Things will never be the same)

(İşler asla aynı olmayacak)

I've been sleepin' so long in a twenty-year dark night

20 yıldır karanlık gecede uyuyorum  

(Now I'm wide awake)

(Şimdi tamamen uyanığım)

And now I see daylight (daylight)

Ve şimdi gün ışığını görüyorum (gün ışığı)

I only see daylight (daylight)  

 

Sadece gün ışığını görüyorum ( gün ışığı)

I only see daylight, daylight, daylight 

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı

I only see daylight, daylight, daylight 

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı

 

And I can still see it all (in my mind)

Ve hepsini hala görebiliyorum (kafamın içinde)

All of you, all of me (intertwined)

Her şeyinle, her şeyimle (sarmaş dolaş)

I once believed love would be (black and white)

Önceden aşkın (siyah beyaz) olduğuna inanırdım

But it's golden (golden)

Ama o altın sarısı (altın sarısı)

 

And I can still see it all (in my head)

Ve hepsini hala görebiliyorum (kafamın içinde)  

Back and forth from New York (sneakin' in your bed)

New York'ta bir ileri bir geri (yatağında sinsice)

I once believed love would be (burnin' red)

Önceden aşkın (ateş kırmızısı) olduğuna inanırdım

But it's golden

Ama o altın sarısı

 

Like daylight

Gün ışığı gibi

Like daylight

Gün ışığı gibi

Like daylight

Gün ışığı gibi

Daylight  

Gün ışığı

 

I don't wanna look at anything else now that I saw you

Şimdi seni gördüm ya, başka bir şeye bakmak istemiyorum    

(I can never look away)

(Asla uzağa bakamam)

I don't wanna think of anything else now that I thought of you

Şimdi seni düşündüm ya, başka bir şeyi düşünmek istemiyorum  

(Things will never be the same)

(İşler asla aynı olmayacak)

I've been sleepin' so long in a twenty-year dark night

20 yıldır karanlık gecede uyuyorum  

(Now I'm wide awake)

(Şimdi tamamen uyanığım)

And now I see daylight (daylight)

Ve şimdi gün ışığını görüyorum (gün ışığı)

I only see daylight (oh)  

Sadece gün ışığını görüyorum (oh)

 

I only see daylight, daylight, daylight 

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı

I only see daylight, daylight, daylight 

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı

I only see daylight, daylight, daylight  (and I can still see it all)

(Back and forth from New York)

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı ( ve hepsini hala görebiliyorum) (New York'ta bir ileri bir geri)

I only see daylight, daylight, daylight (I once believed love would be burnin' red)

Sadece gün ışığını görüyorum, gün ışığı, gün ışığı (önceden aşkın ateş kırmızısı olduğuna inanırdım)

 

Like daylight

Gün ışığı gibi

It's golden

Altın sarısı

Like daylight

Gün ışığı gibi

You gotta step into the daylight and let it go

Gün ışığına adım at ve gerisini boşver

Just let it go

Sadece boşver

Let it go 

Boşver 

 

"I wanna be defined by the things that I love

"Sevdiğim şeylerle tanımlanmak istiyorum

Not the things I hate,

Nefret ettiğim şeylerle değil,

Not the things I'm afraid of, I'm afraid of

Korktuğum şeylerle değil, korktuğum şeylerle

The things that haunt me in the middle of the night,

Ya da gece yarısı aklıma takılan şeylerle değil

I just think that you are what you love"

Bence sen sadece sevdiğin şeysin."

 

Orijinal Sözler:LyricFind


Kullanıcı: BetayloverE-Posta:
18.5.2020 15:31:16